Bugun...



MÜTEVAZI NEYZEN


facebook-paylas
Güncelleme: 09-07-2021 16:00:42 Tarih: 09-07-2021 15:52

MÜTEVAZI NEYZEN

MÜTEVAZI NEYZEN

Gayet mütevazıdır Neyzen Tevfik. Bir gün Hocapaşa Camii’nin tabutluğuna gidip bir tabutun içine girer, kapağını örter ve uyur. Dünya malına zerre tamahı yoktur. Kimseye minneti de yoktur. ‘’Dünyanın en yüksek tahtına da çıksan yine aynı götle oturacaksın’’der anlayışındadır.

Geçmiş günlere yananlara şöyle seslenir:

Geçen gençlik günlerine yanmayan

Yok gibidir, bense bakar geçerim

Yoku vara, varı hiçe gömerek

Her solukta bir gam yakar geçerim

İlk çıkardığı şiir kitabına da ‘’Hiç’’adını vermiştir. Kendisine memuriyet teklif eden Talat Paşa’ya:

-Memur olunca ne olacağım? diye sorar. Paşa, memuriyet silsilelerini saydıktan sonra son kademeye gelir ve en son kademeyi şöyle der: hiç.

Neyzen Paşaya döner ve şöyle der: İşte ben zaten bugün de hiçim!

1940’lı yıllarda Bakırköy Akıl Hastanesi’nde 21 numaralı koğuş ona ayrılır. Hem doktoru hem de dostudur ünlü sinir uzmanı Mazhar Osman. İstediği zaman gider kalır, canı istediğinde ise çıkar.

Gençliğinde hem Mevlevi hem Bektaşi dergahlarında kalmış pek çok kişiden feyz almıştır. Ancak hiçbirine bağlı kalmamıştır. Öyle ki, İstanbul’a medrese eğitimi için geldiği yıllarda namaz kılmadığı ve abdest almadığı için mevlevihaneden kovulur.

Savaş vurguncularından birinin dedikodusu yapılmaktadır.

-Tonla parası var… Herifin bir eli yağda bir eli balda… Nereye gitse hemen yol açıyorlar! Diye. Neyzen, ‘’Gerçekten kenara çekiliyor mu herkes? Diye sorar.

-Çekiliyor, cevabını alınca:

-Demek cebindeki pisliğe bulaşmak istemiyorlar, cevabını yapıştırır.

Bir gün Neyzen’e sorarlar: Neyzen çalarken mi neşelenirsin yoksa neşeli olduğun zaman mı çalarsın?

Maliye Bakanı hakkında yolsuzluk dedikodularının dolaştığı bir dönemdir.

-Neyzen: Maliye Vekili değilim ki çalarken zevk alayım, der.

Hayatı yoksullukla geçmiş Neyzen Tevfik, yüreği insan sevgisiyle dolu biridir. Dünya malına hiç değer vermez. 1952 yılında Şehir Komedi Tiyatrosu’nda jübilesinin yapılacağı gün bir arkadaşına telefon açar ve kendisine bir takım elbise göndermesini ister. Arkadaşı elbiseyi gönderir. Jübile bitince sahnenin arakasında o elbiseyi çıkartıp oradaki garsonlara verir, sonra eski elbiselerini giyer. Bana vereceğiniz parayı da yoksullara dağıtın der.

Nice abdalların bulmak için nice yıllar yanıp tutuştuğu aptalların ise dünya malında bulmayı umduğu o son mertebeyi ne de güzel izah etmiştir Neyzen.

Hiçtir.

Bu yüzden 28 Ocak 1953’te verdiği son nefesinde o ‘’Hiç’i uğurlamak için binlerce insan akın eder Barbaros Bulvarı’na. En yüksek dereceli devlet memurlarından kılıklarına çekidüzen vermeye çalışan sarhoşlara, üniversite profesörlerinden sokak dilencilerine kadar binlerce insan hiçlik mertebesine erişmiş Neyzen’i hep birlikte uğurlarlar.

ALINTI

OKURUMBEN

 




Bu haber 127 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Kültür-Sanat-Edebiyat Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

''ndhaber.com'' haber sitesini nasıl buldunuz?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI