Bugun...


Ali Erdoğan

facebook-paylas
MAKAM OTOMOBİLİ ANKARA'DA
Tarih: 13-06-2021 20:04:00 Güncelleme: 13-06-2021 20:04:00


Makam Otomobili Ankara’da

Osmanlı Devleti, 30 Ekim 1918’de Mondros Mütarekesi’ni imzalayıp l. Dünya Savaşı’ndan çekildi. İtilaf Devletleri, Mondros’un 7. ve 24. maddelerine dayanarak Anadolu ve civarında işgallere başladılar.

13 Kasım 1918 günü galip devletlerden, 22’si İngiliz, 17’si İtalyan, 12’si Fransız ve 4’ü Yunan savaş gemisi, ayrıca dört de denizaltıdan oluşan 59 parçalık donanma İstanbul önlerinde demir atarak karaya 3.500 asker çıkartı. Zaman içinde işgalci savaş gemilerinin toplam sayısı 167’ye kadar çıkarıldı.

Savaş galibi devletler bu olayı o zaman İstanbul’da bulunan sayıları 200.000’e yaklaşan yabancıları korumak şeklinde adlandırarak fiilen işgal etmiştir. İngilizler, İstanbul 16 Mart 1920 sabahı resmen işgal ettiler. Böylece 1453’ten itibaren 465 yıl Osmanlı’ya başkentlik yapmış olan İstanbul’un 5 yıl düşman işgali altında kaldıktan sonra 6 Ekim 1923’te tekrar özgürlüğüne kavuşmuştur.

Topkapılı Cambaz Mehmet, Topkapı’daki üç sınıflı Mahalle Mektebinde okuyan ve haylazlığı yüzünden mektepten ayrılmak zorunda kalan afacan, gözü pek çocuk idi. Biraz büyünce Topkapı tulumba takımına girdi gösterdiği başarıları, deli yüreği ve gözü karalığıyla çevrenin sayılı külhanbeyleri arasında hızla sivrildi. Kısa sürede namı bütün İstanbul’a yayıldı. İstanbul’un ünlü kabadayıları kendilerine bağlılıklarını bildirdiler.

Cambaz Mehmet Çanakkale savaşlarına gönüllü olarak katıldı. Muharebeler sırasında; ısrarla ön saflarda çarpışmak istediği için Albay Mustafa Kemal’in yanına verildi. Gösterdiği kahramanlıklardan dolayı er Topkapılı’ya onbaşı şeridini Albay Mustafa Kemâl bizzat kendisi taktı “Göreyim seni Topkapılı” diyerek tembih etti. Topkapılı’nın kahramanlıkları ve ataklığı sürer. Çavuşluğu hak edince şeritini Cambaz Mehmet’e takarken de Albay Mustafa Kemâl yine “Göreyim seni Topkapılı” diyerek Onu cesaretlendirir.

Çanakkale’de Türk askerinin gösterdiği kahramanlıklar ve dökülen onca kanlara rağmen Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı’ndan Almanya ile beraber yenik sayıldı ve 30 Ekim 1918 Mondros Ateşkes Anlaşması ile silahlar bırakıldı, teslim olundu ve ordular terhis edildi.13 Ekim 1918’de Adana’dan İstanbul’a gelen Mirliva Mustafa Kemâl Paşa, Haydarpaşa'dan bir istimbotla Galata'ya geçerken, İstanbul’da demir atmış düşman savaş gemilerini görür ve ağzından şu sözler dökülür: "Geldikleri gibi giderler..."

Topkapılı Cambaz Mehmet, savaştan sonra İstanbul’da adı” Milli Müdafaa” sözcüklerinin baş harflerinden (M.M) örgütünün lideridir. Çevresinde albaylar, binbaşılar, yüzbaşılar ve doktorlar bulunmasına rağmen örgüt liderliğini, rütbesi Çavuş olan Topkapılının yapmasının nedeni İstanbul’da it, kopuk, bitirimlerden, hırsızlardan ve bar kadınlarından binlerce silahlı adamının olmasıdır. Bunlar, vatanın kurtuluşu söz konusu olunca Topkapılının emrine girdiler.

Mustafa Kemal Paşa, İstanbul, Şişli’deki evinde en yakın arkadaşlarıyla sık sık gizli toplantılar yapmakta, saray ve hükümet ile görüşmeler yapmaktadır. Anadolu’ya geçip, Kurtuluş Savaşı’nı orada başlatmanın yollarını aramaktadır. Bu toplantılara Çanakkale’den tanıdığı Topkapılı Cambaz Mehmet’i çağırarak onun İstanbul’daki konumundan faydalanmak ister ondan bilgiler alır ona bazı emirler verir. Sonra omuzlarını sıvazlar ve “Göreyim seni Cambaz Mehmet Bey.” der.

Cambaz Mehmet, M.M grubu toplantılarında İstanbul limanındaki itilaf devletlerinin savaş gemilerini göstererek “Arkadaşlar bu millet asla uşak olamaz” diyerek Mustafa Kemal’in emirlerini arkadaşlarına da anlatır. “Önce İstanbul’da örgütleneceğiz sonra depo ettiğimiz silah ve cephaneleri Anadolu’ya kaçıracağız. Bunun yanında kurtuluş mücadelesine katılacak cesur Türk gençlerini Anadolu’ya kaçıracağız.”der. Ayrıca Topkapılı, Mustafa Kemâl Paşa’nın şahsi ve evraklının koruma işi bizzat üzerine alır yüzlerce silahlı adamıyla Şişli çevresinde gerekli önlemleri almaktadır.

9. Ordu Müfettişi olarak Samsun’a görevlendirilen Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının 15 Mayıs 1919 günü, İstanbuldan hareket edeceği saatlerde Galata Rıhtımında olağanüstü bir kalabalık vardı. Seyyar satıcılardan, ayakkabı boyacılarından, polislerden, jandarmalardan ve hamallardan geçilmiyordu. Bunlar, Topkapılının gizli örgüt’ü M.M grubu’nun tepeden tırnağa silahlı adamlarıydı, görevleri ise Mustafa Kemâl Paşa ile 19 kişilik maiyetinin Bandırma Vapuru’na sağ salim binmeleri ve harekatlarını sağlamaktı.

Mustafa Kemâl Paşa, Samsun’a çıktıktan sonra milli güçleri örgütleme çalışmalarına başlarken, Topkapılı Cambaz Mehmet de İstanbul’da tarihe geçecek kahramanlıklar yapmaya devam eder. İngiliz Gizli Servisi’nin en tehlikeli ajanı Papaz Fru’nun güvenini sağlayarak bu teşkilâtın içine sızar ve çok yararlı istihbarat bilgilerini elde ederek Mustafa Kemâl Paşa’ya ulaştırır. Osmanlı ordusu dağıldıktan sonra el konulan ve cephanenin büyük çoğunluğunun depolandığı Maçka Kışlasını soyar ve tüm silah ve cephaneleri Anadolu da Mustafa Kemal Paşa’ya ulaştırır.

Topkapılı, M.M. grubu’nun toplantısın da; İngiliz işgal kuvvetlerine gözdağı vermek ve dünya kamuoyuna Anadolu Hükümeti’nin gücünü göstermek ve dalgalanma yaratmak için bir eylem yapma kararı aldı. En uygun zamanda; İngilizlerin İşgal Kuvvetleri Komutanı General Harrington’nun makam arabasını kaçırıp, Mustafa Kemal Paşa’ya hediye etmek. Böylece, İngilizlerin morali bozulacak, tüm dünyaya alay konusu olacaklardı.

Günlerce keşif ve izlemeler yapıldı geliş gidiş saatleri belirlendi planlar yapıldı. Bu görevi Topkapılı bizzat kendisi üstlendi. Bu iş kalabalık bir baskınla olmazdı. Otomobili kullanmak için Kadıköylü Murat hazırdı ama dikkat çekmeyecek bir keşif elemanı gerekliydi. Bu iş içinde yedi yaşındaki oğlu Ali bu iş için uygundu. Tepebaşındaki İngiliz İşgal Kuvvetleri Komutanlığı karargah binasının yakınına vardıklarında; küçük Ali babasının uzaktan gösterdiği binanın önüne gidip, bir süre oyalanıp döndüğünde üç silahlı nöbetçi olduğunu bildirdi. Babası Ali’ye biraz ileride işaretini beklemesini tembih etti. Topkapılı, Kadıköylü Murat ile İşgal Kuvvetleri Komutanlığı binasına doğru ilerlediler ve göz açıp kapayıncaya kadar İngiliz nöbetçileri öldürerek, Kadıköylü Murat arabanın direksiyonuna geçerek, bir iki zorlamadan sonra çalıştırmayı başardı. Topkapılı oğlu Ali’ye arabaya atla çağrısıyla otomobile binen Ali ile birlikte Beyoğlu’nun arka sokaklarında kayboldu.

Araba kayıkla Karamürsel’e geçilerek, oradan Akşehir’e kadar sürerler ve Batı Cephesi Karargah binasında Mareşal Fevzi Çakmak Paşaya teslim edildi. Daha sonra otomobil, Büyük Millet Meclisi Başkanı Mustafa Kemal Paşa’ya verilir. . Birkaç gün sonra Mustafa Kemal Paşa o otomobilde görüntülenerek basına verilir. İngiliz İşgal Kuvvetleri Komutanı General Harrington; makam arabasının çalındığını duyunca deliye döner. Hele otomobilinin Anadolu’ya kaçırılıp, Ankara’ya Büyük Millet Meclisi Başkanı Mustafa Kemal Paşa’ya götürüldüğünü öğrenince küplere biner. Bir hafta süreyle İstanbul’da terör estirir.

Ali ERDOĞAN- TARİH ÖĞRETMENİ

 



Bu yazı 4145 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

''ndhaber.com'' haber sitesini nasıl buldunuz?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI